Konsantrasyon Nasıl Artırılır? Odaklanamayanlar İçin Pratik Yöntemler
Eğitim

Konsantrasyon Nasıl Artırılır? Odaklanamayanlar İçin Pratik Yöntemler

Telefonu elinize aldığınızda neden açtığınızı unuttuğunuz oldu mu? Ya da kitabın aynı paragrafını üç kez okuyup hâlâ ne dediğini bilmediğiniz?

Bende de oluyor. Sürekli.

"Konsantrasyon nasıl artırılır" diye Google'a yazıp buraya geldiyseniz, yalnız değilsiniz. Son birkaç yıldır insanların odaklanma süresi ciddi anlamda kısaldı. Sadece bir his değil bu. Microsoft'un yıllar önce yayınladığı bir araştırma ortalama dikkat süresinin 12 saniyeden 8 saniyeye düştüğünü söylüyor. Rakamın doğruluğunu tartışan akademisyenler var ama günlük hayatta hissettiğimiz şey aşağı yukarı bu: bir şeye başlıyoruz, beş dakika sonra başka bir sekmedeyiz.

Teselli edici tarafı, bu büyük ölçüde teknik bir problem. Kişisel bir kusur değil. Ve geri dönüşü var.

Tek bir sihirli yöntem yok

İnternette "10 dakikada konsantrasyon" başlıklı bir milyon yazı var. Çoğu işe yaramıyor çünkü sorunun kaynağı kişiden kişiye değişiyor. Birine yorgunluk dikkati dağıtıyor, başka birine telefon. Kendi durumunuzu anlamadan yöntem seçmek, ateşi ölçmeden ilaç almaya benziyor.

Bir gün boyunca yanınızda küçük bir not defteri taşıyın. Odağınız her dağıldığında ne yaptığınızı yazın. Telefona mı uzandınız, yoksa aklınızda dolaşan bir konu mu çekti sizi? Bir hafta sonra önünüzde gerçek bir liste olur, hangi cepheye saldıracağınızı görürsünüz.

Telefon meselesi

Bunu en başa aldım çünkü çoğumuz için tek başına bütün hikâye burada bitiyor.

Telefonun yanınızda olması yeterli; ekranı kapalı bile olsa odağı düşürüyor. 2017'de Texas Üniversitesi'nde yapılan bir deneyde, telefonunu başka odada bırakan denekler masada yüzüstü duranlardan kayda değer şekilde daha iyi performans gösterdi. Sessizdeyken bile.

Ne yapıyorum: çalışırken telefonu yatak odasına bırakıyorum. Bazen kapıyı da kapatıyorum çünkü kendime güvenmiyorum. Saçma geliyor ama işe yarıyor.

Telefonunuzu uzaklaştıramayacağınız ortamlardaysanız (toplu taşıma, ortak ofis), gri tonlama açın. Ekranı renksiz hale getirmek beyne "burada görülecek bir şey yok" sinyali veriyor. İlk birkaç gün rahatsız edici, sonra alışıyorsunuz.

Pomodoro tekniği herkes için değil

25 dakika çalış, 5 dakika dinlen formülünü mutlaka duymuşsunuzdur. Konsantrasyon süresini bu şekilde parçalara ayırmak bazılarına çok iyi geliyor. Bazılarına ise tam tersi: yeni ısınmışken zil çalıyor ve akış bozuluyor.

Öğrenciyseniz veya ders çalışıyorsanız denemeye değer. Yazı yazıyor, kod yazıyor veya tasarım yapıyorsanız belki 90 dakikalık bloklar daha mantıklı. Cal Newport'un "Deep Work" kitabındaki yaklaşım buna daha yakın: günde bir veya iki tane, 60-90 dakikalık kesintisiz odak periyodu.

Hangisinin size uyduğunu anlamak için iki haftalık bir deney yapın. Bir hafta Pomodoro, bir hafta daha uzun bloklar. Sonunda hangi yöntemde daha az yorgun ve daha üretken hissettiğinize bakın.

Çoklu görev (multitasking) gerçek bir şey değil

Stanford'da Clifford Nass ve ekibinin yıllar süren araştırmasına göre, kendini iyi multitasker sanan insanlar aslında diğerlerinden daha kötü performans gösteriyor. Beyniniz aynı anda iki bilişsel işi yapmıyor. İkisi arasında hızlıca atlıyor ve her atlamada bir miktar enerji ve odak kaybediyorsunuz.

Müzik dinleyerek çalışmak farklı bir kategori; sözsüz müzik birçok insanın işine yarıyor. Ama mail kontrol ederek ödev yazmak, sohbet edip aynı anda kitap okumak öyle değil. İkisini de yarım yapıyorsunuz.

Uyku ve egzersiz: klişeyi başınıza kakmak istemem ama

Bunu yazmasam dürüst olmazdım. Beş saat uykuyla "odaklanamıyorum" diye yakınmak biraz haksızlık oluyor. Yetişkin bir beynin 7-9 saate ihtiyacı var ve bu rakam pek de tartışmaya açık değil. Gece geç yatıp gündüz kahveyle ayakta durmak, konsantrasyonun en sinsi düşmanlarından biri.

Egzersiz tarafına gelince: haftada üç-dört kez 30 dakika tempolu yürüyüş bile fark yaratıyor. Spor salonuna gitmenize, sabah beşte kalkmanıza gerek yok. Sadece kalbinizi hızlandırın.

Kafanın içindeki gürültü

Bazen sorun teknolojide değil, kendi zihnimizde. Çözmediğimiz meseleler ve atmadığımız mailler kafanın bir köşesinde açık sekme gibi duruyor, siz farkında olmasanız bile.

Buna iki şey yardım ediyor.

Birincisi, çalışmaya başlamadan önce 5 dakikalık bir "akıl boşaltma" yapın. Aklınıza gelen ne varsa kâğıda dökün. Yapılacaklar, endişeler, küçük ayrıntılar. Kâğıt yazılınca kafa hafifliyor.

İkincisi, basit meditasyon. Beni de en başta "saçmalık" diyenlerden biri olarak yazıyorum. Headspace ya da Calm gibi bir uygulamayla günde 10 dakika yapmak birkaç hafta sonra fark ediliyor. Sihirli değil, kas çalıştırmak gibi yavaş.

Son söz

Konsantrasyon sorunu yaşıyorsanız büyük ihtimalle sebep tek değil. Birden fazla şey üst üste binmiş olabilir: telefonunuz, uykunuz, alışkanlıklarınız, kafanızın yorgunluğu. Hepsini birden çözmeye çalışırsanız bırakırsınız. Bir tanesinden başlayın, iki hafta uygulayın, sonra bir sonrakine geçin.

Sürekli odaklanabilen bir hayatın peşinde değiliz zaten. Dikkati dağılmayan insan yok. Önemli olan dağıldığınızı fark edebilmek ve geri dönebilmek. Gerisi pratikle geliyor.

Benzer Yazılar

Yorumlar ()